ULUSAL CEVRE SEMPOZYUMU 2007

18-21 NİSAN 2007

 

MERSİN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ CEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

 

SONUÇ BİLDİRGESİ

 

Ulusal Çevre Sempozyumu kapsamında; ülkemizde değişik üniversitelerde Eğitim- Öğretim hizmeti veren  31 bölüm başkanından 27’ sinin katılımı ile Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanları toplantısı düzenlenmiştir. Toplantıda, Türkiye’de çevre mühendisliği eğitimi ve karşılaşılan sorunlar tartışılmış ve aşağıda sıralanan kararlara ulaşılmıştır;

 

-Çevre Mühendisleri bölümleri arası işbirliğinin geliştirilmesi ve ortak projelerinin yaygınlaştırılmasının gerekliliği vurgulanmış,

            -Öğretim elemanı başına düşen ders yükünün azaltılarak, öğretim elemanlarının araştırmaya teşvik edilmesi gerektiği ve  bu  kapsamda Çevre Mühendisliğinde 2. öğretimin kaldırılmasının yararlı olacağı,

- Çevre Mühendislerinin proje tasarım ve uygulama konularında eksikliklerinin oldukları ve bu eksikliğin giderilmesi gerekliliği,

- Çevre Mühendisliği bölümlerinde öncelikli olarak Çevre Mühendisliği çıkışlı öğretim elemanlarının istihdam edilmesi,

- Çevre Mühendisliği eğitiminde lisans programlarında tüm bölümlerde en az %60-70 oranında benzerlik oluşturulması gerektiği,

-Çevre mühendisliği bölümleri arasında eğitim, araştırma projeleri ve benzer konularda işbirliği arttırılması gerektiği,

- Çevre Mühendislerinin kalitesinin yükseltilerek başta Çevre ve Orman Bakanlığı olmak üzere, kamu ve özel sektörlerde istihdamlarının arttırılması için çaba gösterilmesi gerektiği,

-Doktora yapmış Çevre Mühendislerinin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi doktora yaptığı üniversitenin dışında başka bir üniversitede görevlendirilmesi kararları alınmıştır.

 

Ulusal Çevre Sempozyumu 2007 kapsamında ayrıca Mersinin öncelikli çevre sorunları formu düzenlenmiş ve Mersinde öne çıkan plansız kentleşmenin yarattığı çevre sorunları, katı atık depolama sahası yer seçimi, bölgedeki sanayi kaynaklı çevre problemleri ve Berdan İçme Suyu Havzası olası sorunları tartışılmıştır . Mersin Kenti ve Bölgedeki bu tür çevre  sorunlarının kamu kurum ve kuruluşları, üniversite, yerel yöneticiler, sanayiciler, sivil toplum kuruluşları yetkilileri ile birlikte bilimsel kriterlere dayalı uzlaşma kültürü ile  çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

 

Açılış oturumunda sunulan 3 ayrı konferansta, Türkiye’de çevre sorunlarının genel durumu, global çevre sorunları ve toksik maddelerin çevresel etkileri vurgulanmıştır.

 

Sempozyum kapsamında düzenlenen “AB uyum sürecinde çevre sektörü” panelinde; Türkiye çevre sektörünün, AB uyum sürecinde planlama, mevzuat, finans ve sanayinin mevcut durumunu, bu konularda yapılan çalışmalar ortaya koymuştur. Türkiye'nin sektörel bazda uyum konusunda önemli sorunlara sahip olduğu vurgulanmıştır.

 

Sempozyumda; Hava Kirliliği, Enerji ve Çevre, Katı Atık Yönetimi, Çevre Eğitimi, Su ve Atık Su Sorunları ve Çözüm Yöntemleri, Su Kaynakları ve Yönetimi, Toprak Kirliliği, İklim Değişikliği, Çevre Politikaları ve Yasaları,Ulusal Yönetimler ve AB Uyum Sürecinde Çevre Sektörü,Çevrenin Sosyal ve Psikolojik Boyutları, Denizler Ekolojik Denge ve Sürdürülebilir Çevre genel başlıkları altında çalışmalar sunulmuş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

Ulusal Çevre Sempozyumu 2007 kapsamında toplam 102 adet sözlü sunum 59 adet poster olmak üzere 161 bildiri sunulmuştur.

-Küresel ısınma ve olası çevresel  etkilerinin önlenmesi için çaba sarf edilmeli ve buna ulaşabilmek için en azından kişi başına düşen yeşil alanların arttırılması gerekmektedir,

-Türkiye’deki hava, su, toprak, deniz kirliliği kontrolü alanlarındaki Çevre Mevzuatının AB Çevre Mevzuatına uyumunun sağlanması gereklidir,

-İleriye yönelik sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesi hızlandırılmalıdır.

-Katı ve tehlikeli atıkların depolanmasında Avrupa Direktiflerinin esas alınması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.

-Membran ve Membran Teknolojisinin ileriye yönelik su sorunlarının çözümü için geliştirilmesi ve suların geri kazanılmasında kullanılmalıdır.

-Su kaynaklarının etkin kullanılması ve endüstride proses sularının tekrar kullanılmasına yönelik çalışmalara hız verilmelidir.

-Çevre Mühendisliği konularında araştırma yapan kurum ve kuruluşların toplantı, sempozyum gibi ortak faaliyetleri desteklenmelidir.

-Çevresel problemlerin önlenmesi için bireylerin çevre ve çevre bilincinin geliştirilip, bireylerde  yaşam biçimi şekline dönüştürülmesi sağlanmalıdır.

-ÇİMSA gibi atık yakma tesisi olan kuruluşların bu tür faaliyetlerinin teşvik edilmelidir.

-Sürdürülebilir çevre için güneş , biodizel, rüzgar, nükleer gibi alternatif enerjileri geliştirilmelidir.

- Çalıştırılmayan Arıtma Tesisleri için acil önlemler alınmalıdır.

- Türkiye Çevre Bilgi Sisteminin bir an önce oluşturulup sürekli güncellenerek  ve bilgiye hızlı erişimi sağlanmalıdır.

- Türkiye’ye dış alımla giren ürünlerin çevresel ve toksikolojik açıdan dikkatle incelenmesi ve bunlarla ilgili standartlarının AB ile uyumlu bir şekilde oluşturulmalıdır.

- Yer altı ve yerüstü sularının kirlenmelerden korunmalı  ve kaçak yapılaşma engellenmelidir.

- Tarımsal faaliyetlerde kullanılan pestisitler kontrol edilmeli ve düzenli olarak envanterleri çıkarılmalı, halkın bu konuda bilinçlendirilmelidir.

- Su kirliliği kontrolü için  ağır metal üreten sanayileri öncelikli olarak kontrol edilmelidir.

-Çevre ile ilgili her türlü toplantılara, sempozyumlara bilim çevresi yanında meslek odaları, sanayi ve sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.